3 sonuçtan 1 ile 3 arası
  1. #1
    Yazar: 

    Iklim Nasil Olusur ve Etkisi Nedir?

    İklim

    Geniş bir bölge içinde ve uzun yıllar boyunca değişmeyen ortalama Hava koşullarına iklim denir.
    İklim coğrafi ortamın oluşması ve şekillenmesi ile insanların yaşantı ve etkinlikleri üzerinde önemli rol oynar.
    Örneğin bir yerdeki doğal Bitki örtüsü, akarsuların özellikleri insanların yaşam tarzları konut tipleri ekonomik etkinliklerinin türü iklimin kontrolü altındadır. İklimi oluşturan çeşitli öğeler vardır. Bunlar Sıcaklık, Basınç, rüzgarlar, nemlilik ve yağıştır. İklim elemanları adı verilen ve birbirlerini etkileyen bu öğeler arasında ayrılmaz bir ilişki vardır.
    İklim olayları Atmosfer içinde gerçekleştiği için öncelikle atmosfer ve özelliklerinin incelenmesi gerekir.

    Bir bölgenin iklimi, o bölgedeki değişken hava koşullarının ortalaması olarak tanımlanabilir. Dünyanın birçok yerinde hava koşulları yalnız yıl içinde değil bir yıldan öbür yıla da büyük değişiklikler gösterir. Bu ne*denle, iklim konusunda doğru yargıya götüre*cek ortalamaların güvenilir olabilmesi için hava durumunun, yani sıcaklık, yağış miktarı, rüzgâr, hava basıncı ve nem oranının en az 30 yıl süreyle her gün ölçülmesi gerekir Binlerce yıl önce Eski Yunanlılar, ekvatora yakın olan bölgelerin sıcak, kutupların çevre*sindeki bölgelerin soğuk, arada kalan bölgele*rin ise ılıman olduğunu biliyorlardı. Dünyanın "sıcak kuşak", "soğuk kuşak" ve "ılıman kuşak" gibi kabaca üç iklim bölgesine ayrıl*ması o çağlardan kalmadır ve bu terimler günümüzde de zaman zaman kullanılır. Oysa aynı kuşaktaki bütün bölgelerin iklimi aynı olmadığı gibi, geniş alanlara yayılmış ülkeler*de bile bölgeler arasında büyük iklim farklı*lıkları görülür. Bu farklılığı yaratan ve yeryü*zündeki değişik iklim koşullarından sorumlu olan üç temel etken vardır.

    YAĞMUR ORMANLARI: Herzaman çok sıcak ve bütün mevsimlerde bol yağışlı
    SAVANLAR: Yazlar çok sıcak, kışlar ılık; yağışlar orta İle yoğun arası
    KURU ASTROPİK İKLİM: Yazlar çok sıcak, kışlar yumuşak; yağışlar az ile orta arası
    ILIMAN DENİZ İKLİMİ: Yazlarsıcak, kışlarserin; yağışlar orta ile yoğun arası
    KARA BOZKIRLARI: Yazlar sıcak, kışlar serin ilesoğuk arası; yağış az
    KARA ÇÖLLERİ: Yazlar sıcak, kışlar soğuk; yağış çok az
    YARI ARKTİK VE TUNDRA İKLİMİ: Yazlar serin ile soğuk arası ve kısa süreli; kışlar uzun ve soğuk; yağış az


    Bu etkenlerden ilki bir yerin enlem'i, yani ekvatora olan uzaklığıdır. Çünkü ancak güneş ışınlarını dik olarak alabilen enlemlere Gü*neş'in ısısı yoğun olarak ulaşabilir. Bu enlem*ler, ekvatorun kuzeyinde kabaca Sahra Çölü'nden geçen Yengeç dönencesi ile güneyde kabaca Afrika'nın güney ucundan ve Güney Amerika ile Avustralya'nın hemen hemen ortasından geçen Oğ|ak dönencesi arasındaki bölgelerdir Güneş gökyü*zündeki görünür hareketini yaparken, tem*muz ayında Yengeç dönencesinin, eylülde ekvatorun, ocak ayında Oğlak dönencesinin tam tepesinde (başu,cu noktasında) bulunur ve martta yeniden ekvatorun üzerinden geçe*rek Yengeç dönencesine doğru ilerler. Gü*neş'in iki sınır arasında gidip geliyormuş gibi göründüğü bu dönenceler arasındaki bölgele*re ya da tropik kuşağa güneş ışınları öğle saatinde tam dik olarak gelir. Ama dönence*lerden kuzeye ya da güneye doğru uzaklaştık*ça güneş ışınları giderek eğikleştiği için yeryü*züne ulaşan ısı da o ölçüde azalır. Örneğin ekvatorun çok kuzeyinde bulunan Türkiye, Güneş'in ısısını hiçbir zaman Sri Lanka kadar alamaz.
    İklim farklılıklarının ikinci nedeni, bir yerin okyanuslara ve kıtalara göre konumludur. Örneğin, kuzey yarıküredeki kıtaların batı kıyıları ile güney yarıküredeki kıtaların doğu kıyıları, karaların iç kesimlerinden ve karşı konumdaki kıyılardan daha ılıman iklimlidir. Çünkü bu kıyılar, görece daha sıcak olan geniş okyanusların üzerinden geçerken ısınan rüzgârlara açıktır.
    Okyanusların yalnızca rüzgârlar aracılığıyla değil dolaysız olarak da iklimi yumuşatıcı etkisi vardır. Geç ısınıp geç soğuyan bu büyük su kütlesi nedeniyle okyanusların kıyılarında, hatta kıyıdan yüzlerce kilometre içerilere kadar uzanan bölgelerde kışlar daha sıcak, yazlar daha serin geçer.
    Bazı ülkelerde, sıcak okyanus akıntılarının etkisiyle kışlar beklenmedik biçimde ılık ge*çer; örneğin Gulf Stream ile Kuzey Atlas Okyanusu Akıntısı'nın Avrupa'nın kuzeybatı*sındaki iklim koşulları üzerinde böyle bir etkisi vardır. Buna karşılık bazı kıyı bölgele*rinde yazların oldukça serin geçmesinin nede*ni soğuk okyanus akıntılarıdır; örneğin Gü*ney Amerika'daki Şili ve Peru kıyılarını yala*yan Peru (Humboldt) Akıntısı bu etkiyi ya*ratır.



    Bir bölgenin denize yakın ya da uzak oluşu yalnız sıcaklığı değil yağış miktarını da etki*ler. Çünkü bulutlardaki su buharının, dolayı*sıyla yeryüzüne düşen yağmurun ana kaynağı okyanus sularının buharlaşmasıdır (bak. Bu*lut). Eğer bir ülkede rüzgârlar genellikledenizden karaya doğru esiyorsa yağışlar bü*yük olasılıkla kıyı kesimlerinde yoğunlaşacak ve iç bölgelere gidildikçe azalacaktır. Ama bu, denize yakın olan her yerin nemli ve yağışlı olacağı anlamına gelmez. Örneğin, başta Sahra olmak üzere bazı çöller deniz kıyısına kadar uzanır. Öte yandan, bütün nemli ve yağışlı yerlerin denize yakın olduğu da söylenemez. Amazon havzası denizden 1.600 km içeride bulunduğu halde yoğun yağış alır. İklim farklılıklarının üçüncü nedeni yük*sekliklin. Yükseklik de hem sıcaklığı, hem yağışı etkiler.



    Güneş ışınları Dünya'nın yüze*yini ısıtır, ama içinden geçtiği havayı fazla ısıtamaz; havayı asıl ısıtan Güneş'in ısısını emmiş olan yeryüzüdür. Bu yüzden atmosfe*rin alt katmanları üst katmanlarından her zaman daha sıcak olur ve hava sıcaklığı her 200 metrede 1°C kadar düşer. Ayrıca, yüksel*tisi fazla olan dağlık bölgeler çevrelerine oranla daha çok yağış alır ve tepeleri genellikle karla örtülüdür.

    Nedeni tam olarak açıklanamasa bile, yer*yüzündeki iklim koşullarının başlangıçtan bu*güne kadar hep aynı olmadığı kesin olarak biliniyor. Örneğin bundan yalnızca 25 bin yıl önce Kuzey Avrupa ile Amerika'nın kuzey enlemleri kalın bir buz örtüsüyle kaplıydı. Ama bu Buzul Çağı'ndan milyonlarca yıl önce aynı bölgelerde çok daha sıcak ve nemli hava koşullarının egemen olduğu da kesindir; nite*kim Kuzey Avrupa'( aki kömür yatakları bu sıcak ve nemli iklimd : oluşmuştur. Yeryüzün-bu olağanüstü çeşitliliği iklim farklılıklarından kaynaklanır. İklim, bir bölgede hangi tarım bitkilerinin ekileceğini ve hangi hayvanların yetiştirileceğini belirleyen en önemli etken*dir. İklim koşulları aİrıca insanların yaşadık*ları evleri, yiyeceklerini, giyim ve yaşam biçimlerini de etkiler. Değişik ırklar değişik iklim koşullarına uyum sağlamıştır. Kuzeyin açık tenli insanları kızgın güneşten çok çabuk etkilendikleri halde, koyu tenli insanlar güneş ışınlarına çok daha dayanıklıdır. Üstelik çok sıcakta aşırı hareketi etmek terleme yoluyla vücuttan su kaybınaiyol açtığı için, çölde ya da öbür sıcak bölgelerde yaşayan insanlar bütün işlerini sabahi ve akşam serinliğinde yapıp günün sıcak saatlerini dinlenerek geçi*rirler

    Google+



  2. #2
    Yazar: 

    Cevap: Iklim Nasil Olusur ve Etkisi Nedir?

    Uzun bir zaman ağırlığı içinde belirli birbölgede egemen olan atmosferkoşulları.Kısa bir zaman aralığında egemen olan hava durumunun(*) başlıca etmenleri ve değişkenleri uzun bir zaman aralığına yayılmış durumda bir araya geldiğinde iklimi oluştururlar.Bu etmenler güneş ışınımı ,sıcaklık,nemlilik,yağış(türü,sıklığı ve miktarı),atmosfer basıncı ve rüzgardır(hızı ve yönü). Güneşten gelen enerji Yeri ısıttığı gibi rüzgarların esmesine ve okyanus akıntılarının oluşmasına da neden olur.Bir gök birimi(yer ile güneş arasındaki ortalama uzaklık)uzaklıkta ve güneş ışınlarına dikbirkuramsal yüzeyin santimetre karesine düşen güneş enerjisi miktarı dakikada yaklaşık 2 kaloriye eş değerdir.Bu değere güneş sabiti denir.Ölçümler,güneş sabitinin her 11 yılda bir oluşan güneş lekesi çevrimi sırasında iki kez yaklaşık yüzde 0,5 oranında ve düzensiz biçimde değiştiğini göstermiştir.Güneş sabitinin gelecekteki bin yıl içinde yüzde 1-2 oranında bir değişim gösterebileceği ve bunun da iklim değişikliklerine yol açacağı üzerine tartışmalar yapılmaktadır.

    Yatay bir yüzeye yıl boyunca her gün düşen güneş ışınımı,Ekvator’da çoğunlukla sabit,kutuplarda ise aşırı derecede değişkendir.Bu nedenle,eğer yer atmosferle çevrili olmasaydı mevsimler sırasında ekvator ile kutuplar arsında çok büyük iklim farklılıkları bulunacaktı.Atmosfer ve onun bileşenlerinden biri olan su buharı,aşırı farklılıkların ortaya çıkmasını engeller.Güneş’ten gelen ışınımın bir bölümü atmosferdeki moleküllerce ya da parçacıklarca saçılıma uğratılarak yada bulut örtüsünden ve öteki yüzeylerden yansıyarak uzaya geri döner.Yansıma sonucu kaybolan enerji miktarı,Yer’e gelen güneş enerjisinin yaklaşık yarısı kadardır.Geriye kalan enerji soğurulur ve kinetik enerji gibi öteki enerji biçimlerine dönüştürülür.Atmosferdeki büyük enerji dönüşümleri,eşitlenme ve dağılma süreci biçiminde gelişen bir genel dolaşıma yol açar.Soğuk hava kutuplarından Ekvator’a doğru,sıcak hava ise ekvatordan kutuplara doğru taşınır.Genel dolaşım büyük rüzgar sistemlerine,rüzgar sistemleri de okyanus akıntılarına yol açar.Hava ve su akıntıları,Yer’in bir bölgesinden ötekine sürekli olarak ısı enerjisi taşır.Bu akıntılar düzgün değil çalkantılı(burgaçlı) akış biçimindedir.Karmaşık yollar izleyen geniş hava akımlarının içinde,alçak basınç sitemlerinden oluşan ve siklon denilen burgaçlar(girdap) yer alır.Bu siklonlar akıntının içindeki daha uzun dalgaların etkisi ile sürekli yer değiştirerek Yer’in çeşitli bölgelerine sürüklenir ve bulara bir biri ardına soğuk yada sıcak,kuru yada nemli hava kütleleri taşır.Bu değişikliklerin sıklığı bölgenin iklim özelliklerini belirler.Hava akımlarının akış yatağı kesin sınırlarla belirlenmiş değildir,ama gene de ısı kaynakları kara ve deniz dağılımları ve dağlar hava akımlarına belirli bir yönelim kazandırır ve böylece kaba hatlarıyla da olsa bir akış yatağı ortaya çıkar.Bu yüzden,belirli bir bölgenin içindeki değişik alanlarda hava durumu günden güne yada mevsime bağlı olarak değişse bile,bölgenin bir bütün olarak kendine özgü bir iklim türü vardır.

    Bu atmosfer akımlarının merkezleri,kısmen geçici(yarı sürekli) yüksek basınç alanlarından(antisiklonlar)oluşur;bazı yerlerde ise,mutlak basınç değerleri mevsimlere göre değişse bile bu merkezler daha kalıcıdır.Bu antisiklonlar dinamik kuvvetlerin ve sıcaklık koşullarının bileşimi sonucunda ortaya çıkar.Tümüyle mevsimlere bağlı olarak gelişen öteki antisiklonlar ise kış aylarında kıtaların kutuplara yakın kesimlerinde oluşur.Bu kaynaklardan gelen hava,alçak basınç alanlarını besler.Güney Yarıkürede kışın en şiddetli zamanında(temmuz),hemen hemen sürekli bir kuşak olarak ortaya çıkan antisiklonlar,Kuzey Yarıkürede ise kışın Sibirya,yazında Büyük Okyanus üzerinde egemen olur.Dolaşımın Ekvator’a doğru olan bölümü oldukça yalındır.Buralarda yüzeye yakın bölümlerdeki hava,yerin her iki yarı küresindeki astropik yüksek basınç kuşaklarından Ekvator’a doğru akar.Güney Yarıkürede buna kuzey doğu rüzgarları eşlik eder.Okyanusların üzerindeki benzer rüzgarlar oldukça düzenlidir.Bu alize rüzgarları Ekvator yakınlarında şiddetlerini kaybederler ve birbirlerine yakınsayarak zayıf bir doğu rüzgarı oluştururlar.Rüzgarların dışarı doğru yayıldığı kaynak bölümünde hava kütleleri genel olarak alçalır.Alçalan hava kütleleri içinde bulut oluşumuna fazlaca rastlanmaz;ender olarak yağmur yağar ve güneş günlerce,hatta aylarca dik düşen ışınlarıyla oralığı yakıp kavurur.
    Alize rüzgarlarının yakınsama bölgelerinde,alçalan,kimi zamanda birbirleriyle çarpışan hava akımları ortaya çıkar;buralarda gök yüzü sık sık bulutlarla kaplanır ve şiddetli sağanak yağışlar oluşur.Yakınsama kuşağının konumu yıl boyunca,yaklaşık 10 derece kuzey ile 10 derece güney enlemleri arsında değişir.Kıtalar,bu kuşakların enlem konumlarında çeşitli düzensizliklere yol açar;ama kıtaların üzerinde bile,yağışlı mevsimlerin başlamasında bu kuşağın etkisi açık biçimde görülür.

    Yarı sürekli yüksek basınç sistemlerinin kutuplara yakın bölümleri batı rüzgarlarının etkisi altındadır.Güney yarıkürede bazı rüzgarları,yaklaşık 40 derece ve 60 derece enlemleri arsında belirgin bir kuşak oluştururlar.Burada,dolaşımın düzenini bozacak hemen hemen hiçbir kara parçası yoktur.Astropiklerin sıcak havası ve Antarktika’nın soğuk havası batıdan doğuya doğru hareket eden geniş hava akımlarının içindeki alçak basınç sistemlerine doğru akar.
    Bu süreç sırasında soğuk hava kütleleri ısınmaya,sıcak hava kütleleri de soğumaya başladığından,birincil ışınım süreçlerinin oluşturduğu farklılıklar dengelenir ve böylece Güneş’ten gelen enerji çevreye eşit biçimde dağılır.

    Kuzey Yarıkürede birbirini izleyen kara parçalarının ve denizlerin buluşunu,kendi çevresinde dönen düzgün yüzeyli bir gezegenin atmosferinde bulunması gereken basit gezegen dolaşımında önemli değişikliklere yol açar.Ocak’ta kara parçalarının ışıma yoluyla soğuması ve buralarda denizlerdeki gibi ısı sıcağı konveksiyon ve akıntı yoluyla ısı sağlayacak ek ısı kaynaklarının bulunması sonucunda karaların üzerinde yüksek basınç bölgeleri oluşur. Bu yüzeyden denizlerin üzerinde genel olarak alçak basınç koşulları egemen olur.Yazın bunun tam tersi bir durum ortaya çıkar;karaların orta ve yüksek enlemlerdeki bölümlerinde,denizlere oranla daha alçak basınç koşulları egemen olur,çünkü denizlerdeki su kütlelerin yavaş ısınmasına karşılık karalar çok daha hızlı ısınır.Bu aynı zamanda astropik yüksek basınç kuşağının kuzeyinin,yani Kuzey Yarıküredeki egemen batı rüzgarları kuşağının kuzeyinde kalan bölgelerin, hava kütleleri için bir çarpışma alanı haline gelmesine neden olur.Kışın ise kuzey batıdan gelen akımlar egemen durumu geçer.Rüzgarlar kıtaların üzerinde oluşan soğuk yüksek basınç merkezlerinden gelir.Bu durum,kışın karadan denize esen mevsim rüzgarlarının oluşumuna neden olabilir:Asya’nın doğu kesimlerinde sıkça görülen kara musonları bunun belirgin örneğidir

    Bu rüzgarlarca taşınan soğuk ve kuru hava deninlerin üzerinden gelen sıcak ve nemli hava kütleleriyle çarpışır.Bu iki hava kütlelerinin ara yüzeyi yani cephe kuşağı boyunca kar,daha düşük enlemlerle ise yağmur oluşur.Kutuplara yakın bölgelerde gelişen cephe kuşaklarında sık sık burgaçlar ortaya çıkar ve bu burgaçlar göç halindeki alçak basınç sistemleri gibi orta enlemler çevresinde dolanırlar.

    Yazın Kuzey Yarıküredeki karanların üzerinde sıcak ve kuru hava kütleleri oluşur. Buna karşılık denizlerin üzerinde soğuk hava kütleleri oluşarak karalara doru ilerler.Bazı bölgelerde,nemli deniz havası oldukça düzenli bir biçimde ilerler ve bol yağışlı yaz musonlarına yol açar.Bu musonlara özellikle Asya’nın Güney doğu kıyılarında sık rastlanır;bunun kadar düzenli ve sık olmasa da,başka bölgelerde de benzer gelişmelere tanık olunur.
    Yaz sonlarında iklim açısından önemli başka hava oluşumları da ortaya çıkar.Denizlerin üzerinde kutuplara doru kaymış olan astropik yüksek basınç merkezlerinden dışarı doğru yayılan doğu rüzgarlarının içinde dalgalar oluşur.Kutup havasının alt enlemlere inmesi ile de hız kazanan bu dalgalar büklümleşerek tropik siklonları oluştururlar.Bu siklonlar,Kuzey Amerika’nın doğu kıyılarını,Karayipleri ,Asya’nın doğusunu Bengal körfezini,Madagaskar’ı ve Büyük Okyanusun güneydeki adaları etkisi altında tutar.Son derece sert esen siklonlar,tropik bölgelerde denizlerin üzerinde oluşan karasız ve nemli hava kütlelerinden bol yağış getirir.




  3. #3
    Yazar: 

    Cevap: Iklim Nasil Olusur ve Etkisi Nedir?

    iklim değişikliği nedir kısaca,
    iklim değişikliği nedir vikipedi,
    iklim değişikliği nasıl oluşur,

    İklim değişikliği, “nedeni ne olursa olsun iklimin ortalama durumunda ve/ya da değişkenliğinde onlarca yıl ya da daha uzun süre boyunca gerçekleşen değişiklikler” biçiminde tanımlanmaktadır. Dünyamızın bugüne kadarki tarihi boyunca, yaklaşık 4,5 milyarlık bir periyotta iklim sisteminde, milyonlarca yıldan on yıllara kadar tüm zaman ölçeklerinde doğal etmenler ve süreçlerle birçok değişiklik olmuştur. Jeolojik devirlerdeki iklim değişiklikleri, özellikle buzul hareketleri ve deniz seviyesindeki değişimler yoluyla yalnızca dünya coğrafyasını değiştirmekle kalmamış, ekolojik sistemlerde de kalıcı değişiklikler meydana getirmiştir.


    İklim değişiklikleri, bilimsel olarak klimatoloji dalına göre incelenen bir tür atmosferik ya da astronomik değişikliklerdir. Atmosferdeki CO2 (Karbon dioksit), CH4 (Metan), C4H10 (Bütan) gibi sera gazları ile atmosferdeki ısının çıkamamasıdır. Bu yüzden ısı enerjisi, madde partiküllerinden ya çok fazla kalıp ısının artışına neden olur; ya maddeden çabuk ayrılıp ısı kaybına neden olur; ya da periyotlu olarak değişir. Bu da Dünya, Mars, Venüs ya da söz konusu herhangi bir gezegenin iklimindeki sürekli değişimlere yol açar. Günümüzde örnek olarak, kışın havaların fazla sıcak ve nemli olması ya da yazın yüksek sıcakların geç gelmesi olabilir. İklim değişiklikleri, tamamen veya kısmen küresel ısınma sonucu olabilir.


    İklim sistemi, atmosfer, kara yüzeyleri, kar ve buz, okyanuslar ve diğer su kütleleri ile canlıları kapsayan karmaşık ve etkileşimli bir sistemdir. Bu sistem, zaman içinde, kendi iç dinamiklerinin etkisi altında ve dış etmenlerdeki (zorlamalar olarak adlandırılmaktadır) değişikliklere bağlı olarak yavaş yavaş değişim gösterir. Dış zorlamalar, volkanik patlamalar ve güneşle ilgili değişkenlikler gibi doğal olaylar ile atmosferin bileşimindeki insan kaynaklı değişiklikleri içerir. Güneş radyasyonu, iklim sisteminin güç kaynağıdır. Yerküre’nin radyasyon dengesini etkileyen, dolayısıyla iklimi değiştiren üç temel yol bulunmaktadır:


    1) Gelen güneş radyasyonundaki değişiklikler (Güneşin kendisindeki ya da Yerküre’nin yörüngesindeki değişikliklere bağlı olarak);


    2) Güneş radyasyonunun yansıtılan kısmındaki değişiklikler (bu kısım albedo olarak adlandırılmaktadır ve bulut örtüsü, aerosoller denilen küçük parçacıklar ya da arazi örtüsündeki değişikliklere bağlı olarak değişebilmektedir);


    3) Yerküre’den uzaya geri gönderilen uzun dalgalı radyasyondaki değişiklikler (sera gazı salımlarının atmosferdeki birikimlerine bağlı olarak). Bunların yanı sıra, rüzgarlar ve okyanus akıntılarının, Yerküre yüzeyi üzerindeki ısı dağılımında oynadıkları rol nedeniyle, iklim üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır.


    Günümüzde sözü edilen küresel iklim değişikliği ise, fosil yakıtların yakılması, arazi kullanımı değişiklikleri, ormansızlaştırma ve sanayi süreçleri gibi insan etkinlikleriyle atmosfere salınan sera gazı birikimlerindeki hızlı artışın doğal sera etkisini (Yeryüzünde ve atmosferde tutulan ısı enerjisi, atmosfer ve okyanus dolaşımıyla Yeryüzünde dağılır ve uzun dalgalı yer radyasyonu olarak atmosfere geri verilir. Bunun bir bölümü, bulutlarca ve atmosferdeki sera etkisini düzenleyen sera gazlarınca - su buharı (H2O), karbondioksit (CO2), metan (CH4), diazotmonoksit (N2O), ozon (O3), vb. - soğurularak atmosferden tekrar geri salınır. Bu sayede Yerküre yüzeyi ve alt atmosfer ısınır. Yerküre’nin beklenenden daha fazla ısınmasını sağlayan ve ısı dengesini düzenleyen bu sürece doğal sera etkisi denmektedir). kuvvetlendirmesi sonucunda Yerküre’nin ortalama yüzey sıcaklıklarındaki artışı ve iklimde oluşan değişiklikleri ifade etmektedir. Sera gazı emisyonlarındaki bu artış, özellikle 1750’li yıllardan itibaren, yani sanayi devriminden bu yana net olarak gözlemlenmektedir. En önemli sera gazı olan CO2 'nin atmosferdeki birikimi sanayi öncesi dönemde yaklaşık 280 ppm'den (milyonda bir parçacık) 2005 yılında 379 ppm'e yükselmiştir. Sanayi öncesi dönemde yaklaşık 715 ppb olan CH4 birikimi, 2005 yılında ise 1774 ppb'e çıkmıştır. Küresel atmosferik diazot monoksit birikimi %18 oranında artış göstermiş ve sanayi öncesi yaklaşık 270 ppb'den 2005 yılında 319 ppb'ye çıkmıştır.


    Küresel iklim değişikliği, yerkürenin uzun jeoloji tarihi boyunca yaşanan iklimin doğal değişkenliğine ek olarak insan etkinliklerinin neden olduğu bir değişikliktir.


    Buna paralel olarak, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nde (BMİDÇS) iklim değişikliği, “karşılaştırılabilir bir zaman döneminde gözlenen doğal iklim değişikliğine ek olarak, doğrudan ya da dolaylı olarak küresel atmosferin bileşimini bozan insan etkinlikleri sonucunda iklimde oluşan bir değişiklik” biçiminde tanımlanmaktadır.


    Fosil ve biyokütle yakıtların yakılması, insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının en büyük kaynağıdır. Çimento üretimi karbondioksit, tarım ve katı atık düzenli depolama sahaları metan gazı salmaktadır. Gübre kullanımı ve naylon üretimi, diazot monoksit ve buzdolabı ile klimalar florine sera gazı emisyonlarını artırmaktadır. Arazi kullanımı değişiklikleri de iklim sistemini önemli ölçüde etkilemektedir. Tarım amaçlı kullanım için arazi açılması, koyu renkli yüzeyin miktarını artırmakta ve sonuç olarak gelen güneş radyasyonu yansımaktan çok emilmektedir. Arazi açılması ayrıca, ormanların tahrip edilmesi nedeniyle, karbondioksiti tutan ve depolayan ağaç ve bitkilerin azalması anlamına gelmektedir. Çölleştirme, atmosfere geçen toz miktarında artışa neden olması dolayısıyla güneşten Yerküre yüzeyine gelen enerjiyi azaltarak küresel ısınmayı yavaşlatan bir etkiye sahip olabilmektedir. Şehirleşme, şehir ısı adalarının, yani şehirlerde çevrelerine göre daha sıcak alanların oluşmasına yol açmaktadır.


    İklim değişikliğiyle ilgili en güncel bilimsel, teknik ve sosyoekonomik bilgileri, çok sayıda bilim insanının katılımıyla, düzenli aralıklarla değerlendirerek raporlar halinde yayımlayan IPCC (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli)’nin 2007 yılında açıkladığı Dördüncü Değerlendirme Raporu'nun 1. Çalışma Grubu Bölümünde, iklim sisteminin şüphe götürmeyecek şekilde ısındığı; 20. yüzyılın ortalarından bu yana ortalama yüzey sıcaklıklarında gözlenen artışın büyük bölümünün kuvvetli olasılıkla (% 90) insan kaynaklı sera gazı salımlarındaki artıştan kaynaklandığı ve bu bulgunun, bir önceki IPCC Değerlendirme Raporuna göre daha güçlü ve somut kanıtlara dayandığı belirtilmektedir .




Sponsorlu Bağlantılar

  • Ziyaretçilerin arayarak bu sayfada buldukları

    iklim nasil

    iklim ve mevsimler nasil olusur

    iklim nedir nasil olusur

    iklim nasi olusur kisa

    Egitimmekani

    Bu Konudaki Etiketler

    Yetkileriniz

    • Konu Acma Yetkiniz Yok
    • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
    • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
    • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
    •  



    Social Media Tabs

    1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362