Akhilleus - (Achilles) Peleus ile Tethys’in oğlu. Homeros’un İlyada’sı ile başka epopelerde adı geçen ünlü Yunan kahramanı. Annesi Tethys onu yara almaz kılmak için topuğundan tutarak Styks ırmağına daldırdı. Bu sebepten kahramanın suya batmamış olan topuğundan başka hiçbir yerine ok işlemez kılıç kesmezdi. Onu Kentor Khiron eğitti ok atmasını yara tedavisini öğretti. Onu cesur atılgan bir kahraman yapmak için aslan iliği ile besledi. Bu yüzden Akhilleus altı yaşına basınca aslanları öldürmeye koşan geyikleri yakalamaya başladı. Akhilleus’i Troya savaşında savaşması için ikna etmek pek zor olmadı. Kaderinde iki hayattan biri vardı - ya kısa fakat şan ve şerefli bir hayat sürecek yada uzun fakat sönük yaşayacaktı. Akhilleus tereddüt etmeden birinciyi seçti ve kaderini belirlemiş oldu Paris tarafından öldürüldü. Homeros’a göre Akhilleus Yunanların en büyük kahramanıdır.

Akhilleus ( Achilles )
Ölümlü bir baba olan Peleus ile bir tanrıça olan Thetis'in oğlu olan yarı tanrı Aşil(Fransızca okunuşu Aşil iken aslı olan yunanca yazımı ve okunuşu Akhilleus'tur) Yunan mitolojisinin en önemli kahramanlarından biridir. Thetis oğlunu ölümsüzlük nehri Styx'de yıkarken elini suya değdirmemesi öğütlendiği için onu sol topuğundan tutup suya batırmıştır. Yalnızca oradan vurulursa öleceğine inanılır. Efsaneye göre öleceğini bildiği halde Helen'i geri almak için yapılan Truva Savaşı'na katılmış ve Truva prensi Paris tarafından sol topuğundan zehirli okla vurularak ölmüştür. Bu yüzden ayak topuğunda yer alan tendona aşil tendonu adı verilir.

Başka bir anlatı da şöyledir:
Thetis'ten doğacak çocuğun tüm tanrılardan daha güçlü olacağı kehaneti üzerine Thetis Peleus ile yani bir ölümlü ile zorla evlendirilmiştir. Thetis doğan çocuklarının ölümlü taraflarını yok etmek için kocasından gizlice onları doğar doğmaz ateşte yakar ama çocukları bu yüzden ölür. Thetis son oğlu Akhilleus'u (Aşil) ateşe tutarken Peleus onu yakalar. Akhilleus'un sadece topuğu yanmamıştır.

İlk büyük Eski Yunan şairi olan Homeros'un Truva Savaşı'nı anlatan İlyada adlı eserinde Aşil'in mezarının yeri tarif edilir.



Akhilleus - (Achilles) Peleus ile Tethys’in oğlu. Homeros’un İlyada’sı ile başka epopelerde adı geçen ünlü Yunan kahramanı. Annesi Tethys onu yara almaz kılmak için topuğundan tutarak Styks ırmağına daldırdı. Bu sebepten kahramanın suya batmamış olan topuğundan başka hiçbir yerine ok işlemez kılıç kesmezdi. Onu Kentor Khiron eğitti ok atmasını yara tedavisini öğretti. Onu cesur atılgan bir kahraman yapmak için aslan iliği ile besledi. Bu yüzden Akhilleus altı yaşına basınca aslanları öldürmeye koşan geyikleri yakalamaya başladı. Akhilleus’i Troya savaşında savaşması için ikna etmek pek zor olmadı. Kaderinde iki hayattan biri vardı - ya kısa fakat şan ve şerefli bir hayat sürecek yada uzun fakat sönük yaşayacaktı. Akhilleus tereddüt etmeden birinciyi seçti ve kaderini belirlemiş oldu Paris tarafından öldürüldü. Homeros’a göre Akhilleus Yunanların en büyük kahramanıdır.

Achilleus Yunan mythos'una en çok konu olmuş kişidir. Homeros'un büyük İlyada destanı aslında İlyon yani Troya şehrinin destanı değil Achilleus'un destanıdır bu kahramanın bir eylemiyle başlar bir eylemiyle biter. Ne var ki İlyada'da anlatılan olaylar Achilleus efsanesinin ancak çok kısa bir bölümüdür. Bu kahraman üstüne ilkçağın başından sonuna dek uydurulan efsane ve masallar o kadar çoktur ki onları kapsayarak özetlemek için bölüm bölüm ayırmak gerekir.

SOYU VE DOĞUŞU
Soy ağaçlarından belli olduğu gibi Achilleus Peleus'la Thetis'in oğludur. Thetis bir Nereus kızı yani bir deniz tanrıçasıdır ama Akhilleus ana tarafından olduğu kadar baba tarafından da tanrılara ve en büyük tanrılara bağlıdır: Dedesi Aiakos Zeus'la Aigina'nın oğludur Aigina ise ırmak tanrı Asopos'un kızı ve Okeanos ile Tethys'in torunudur.
Achilleus'un doğuşu üstüne anlatılan efsane şudur: Nereus kızı Thetis'e tanrılar tanrısı Zeus da deniz tanrı Poseidon da âşıktırlar o kadar ki Zeus onunla evlenmeyi bile düşünür ama bir kâhin (bir anlatıma göre tanrıça Themis bir başkasına göre Prometheus) Zeus'a haber verirler ki Thetis'ten doğacak olan çocuk kaderin buyruğuna göre babasından daha güçlü olacaktır; bunun üzerine tanrılar Thetis'i bir ölümlü ile evlendirmekten başka çare bulamazlar ve kendisine koca olarak Phthia kralı Peleus'u seçerler. Thetis bu evlenmeyi oğlu Achilleus için silah istemeye gittiği Hephaistos'a yana yakıla şöyle anlatır (İl. XVIII 429 vd.):

Söyle Hephaistos Olympos'taki tanrıçalar arasında yüreği benim gibi acılı biri var mı? Zeus bunlar arasında bir bana verdi acıları bunca deniz tanrıçalarından bir beni verdi ölümlü kocaya Aiakos oğlu Peleus'a katlandım bir adamın yatağına girmeye istemeye istemeye tiksine tiksine.

Thetis ile Peleus'un düğünü Tesalya'da Pelion dağının tepesinde kutlanır tanrıların hepsi de hazır bulunurlar. Kavga tanrıçası Eris'in düğüne çağrılmadı diye kızıp masanın üstüne bir altın elma atması üç tanrıça arasındaki güzellik yarışmasına yol açar (Paris). Uğursuz başlayan bu evlilik uğursuz gider.

Gerçi Thetis'in birçok çocukları olur ama bir ölümlü ile evlendiğine üzülen ve çocuklarını kendisi gibi ölümsüz kılmak isteyen Thetis geceleri kalkar onları ateşin üstüne tutarmış bundan amaç gövdelerindeki ölümlülük tohumlarını yok etmekmiş. Birçok çocuğu böylece yanarak öldükten sonra bir gece Peleus uyanmış bakmış ki karısı olacak deniz kızı küçük Achilleus'u topuğundan tutmuş aleve vermiş. Tepesi atmış çocuğu kaptığı gibi Thetis'i evinden kovmuş bir ölümlüyle düşüp kalkmaktan hoşlanmayan tanrıça da denizin dibine dalmış bir daha varmamış kocasının yanına.

Peleus yedinci çocuğu olan Akhilleus'u böylece kurtarmış ama çocuğun dudakları ve sağ ayağının aşık kemiği yanmış Peleus hekimlikte usta olan at adam Kheiron'a vermiş Akhilleus'u o da yanan kemiği koşmakta üstüne olmayan bir devin iskeletinden aldığı bir kemikle değiştirmiş (Kheiron) Akhilleus da bu yüzden böyle hızlı bir koşucu olmuş. Başka bir efsaneye göre Thetis oğlunu ateş üstüne tutmamış da Styks ırmağına batırmış böylece gövdesini silah işlemez hale getirmiş ama topuğundan tuttuğu için bir orasından yara alabilirmiş. Nitekim Akhilleus sonradan bu yerinden vurulup öldürülmüş.

ÇOCUKLUĞU
At adamın (centaur) yanında Achilleus büyütülür ve eğitilir. Kheiron'un anası da karısı da çocuğa bakmışlar biraz yetişince at adam ona öğretmediğini bırakmamış: At yetiştirmesini saz çalıp ezgi söylemesini güzel konuşmasını ve her şeyden önce de kargı atmakta savaşmakta dövüşmekte araba sürmekte ve koşmakta kimseden geri kalmamasını çağın yiğitlerinin hepsinden üstün olmasını.

Erdemlerin her çeşidine de alıştırmış: Acıya dayanmayı yalan söylememeyi ölçülü ve dayanıklı olmayı hep Kheiron'dan öğrenmiş. Akhilleus Kheiron'dan öğrendiği hekimliği ve edindiği ilaçları Troya savaşında yaralılar üstünde kullanır. Kheiron'un yanında Pelion dağında ne kadar kaldığı belli değildir İlyada'da Kheiron'dan eğitim gördüğü gerçi söylenir ama Troya'ya kendisiyle gelen lalası Phoiniks onu nasıl büyüttüğünü şöyle anlatmaktadır (İl. XI 485 vd.):

Tanrıya benzer Achilleus seni ben getirdim bu hale canım gibi sevdim yetiştirdim seni bensiz ne şölene gitmek isterdi canın ne de evde yemek yemek isterdi oturturdum seni dizlerimin üstüne etini keser ağzına verir dudaklarına uzatırdım şarabı göğsümde gömleğimi ıslatırdın boyuna arsızlık eder şarabı püskürtürdün ağzından senin yüzünden neler çektim ben neler.